AŞ’lerde Kurucular Beyan Düzenlenmesi

Yeni Ticaret Kanunu ile birçok konu ticaret hayatımıza giren yeniliklerden bir tanesi de anonim şirketler için getirilen “kurucular beyanı” düzenlemesidir.

Yazımızda ele alacağımız üzere kurucular beyanının bulunmamasının cezai yaptırımı bulunmaktadır.

Yeni TTK’nın 349’uncu maddesine göre,

–                Kurucular tarafından, kuruluşa ilişkin bir beyan imzalanır.

–                Beyan, dürüst bir şekilde bilgi verme ilkesine göre, doğru ve eksiksiz olarak      hazırlanır.

–                Beyanda, ayni sermaye konuluyor, bir ayın ya da işletme devralınıyorsa, bunlara verilecek karşılığın uygunluğuna; bu tür sermayenin ve devralmanın gerekliliğine, bunların şirkete olan yararlarına ilişkin belgeli, gerekçeli ve kesin ifadeli açıklamalar yer alır.

–                Ayrıca, şirket tarafından iktisap edilen menkul kıymetlerle, bunların iktisap fiyatları, söz konusu menkul kıymetleri çıkaranların son üç yıllık, gereğinde konsolide finansal tablolarının değerlemelerine ve çözümlenmelerine ilişkin bilgiler, şirketin yüklendiği önemli taahhütler, makine ve benzerleri malların ve herhangi bir aktif değerin alımına ilişkin bağlantılar, fiyatlar, komisyonlar ile her türlü borçlar, emsalleriyle karşılaştırılarak, açıklanır.

–                Ayrıca, kuruculara tanınan menfaatler gerekçeleriyle beyanda yer alır.

–                Kimlerin halka arz amacıyla ne miktarda pay taahhüt ettiği, pay taahhüdünde bulunanların birbirleri ile ilişkileri; bunlar bir şirketler topluluğuna dâhil bulunuyorlarsa, topluluk ile ilişkileri, diğer hizmet verenlere ödenen ücretler, emsalleriyle karşılaştırma yapılarak, beyanda açıklanır.

Düzenlemeye göre, kuruluş ister nakdi isterse ayni nitelikte olsun kurucular mutlaka kuruluş beyanı vermekle yükümlüdür.

Beyan bir çeşit rapor olmakla birlikte kurucuları bağlayıcı nitelik taşımaktadır. Gerçeğe aykırı beyan TTK’nın 549 ve izleyen maddelerine göre hukuki sorumluluk doğuracaktır. 549’uncu madde uyarınca, “Şirketin kuruluşu, sermayesinin artırılması ve azaltılması ile birleşme, bölünme, tür değiştirme ve menkul kıymet çıkarma gibi işlemlerle ilgili belgelerin, izahnamelerin, taahhütlerin, beyanların ve garantilerin yanlış, hileli, sahte, gerçeğe aykırı olmasından, gerçeğin saklanmış bulunmasından ve diğer kanuna aykırılıklardan doğan zararlardan, belgeleri düzenleyenler veya beyanları yapanlar ile kusurlarının varlığı hâlinde bunlara katılanlar sorumludur.”

Dolayısıyla gerçeğe aykırı beyan hazırlanması halinde 549’uncu maddeye göre sorumluluk gündeme gelecektir. TTK’nın 562’nci maddesi uyarınca da,549 uncu maddede belirtilen belgeleri sahte olarak düzenleyenler ile ticari defterlere kasıtlı olarak gerçeğe aykırı kayıt yapanlar bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Beyanı getirmekle kamuyu aydınlatarak sermayenin korunması amaçlanmıştır. Böylelikle şirket kurucularının menfaati korunacak, yolsuzlukların önüne geçilecek, şirketlerin denetlenmesi kolaylaştırılacaktır. Konunun denetici boyutunun sorumluluğunu ilerleyen yazılarımızda ele alacağız.

Görüleceği üzere olay oldukça ciddidir ve bir yıldan 3 yıla kadar hapis cezası vardır. Bu beyanı hazırlarken beyanın gerçek olduğuna özellikle dikkat edilmelidir. Aksi türlü hapis cezasından kurtulmak mümkün olmayacaktır.

Kaynak: http://www.thelira.com/yazar/31/ekrem-oncu/2569